Yangından Korunma Haftası Güzel Şiirler

Konusu Özel Gün ve Haftalar bölümündedir ve Network tarafından 10 Mart 2015 başlatılmıştır.

  1. Network

    Network Yönetici Yönetici

    Katılım:
    15 Eylül 2013
    Mesajlar:
    5.401
    Yangından Korunma Haftası Çok Güzel Şiirleri

    Her yıl 25 Eylül tarihinde ülkemizde yangından korunma haftası, yangın haftasını kutlamaktayız.Bu haftanın önemi yangına karşı halkımızı ve gençlerimizi bilinçlendirmektir.Yangın haftasında düzenlenen çeşitli etkinlikler ile eğitici ve öğretici bilgiler verilir.Konumuzdan çok güzel yangından korunma haftası ile ilgili şiirlere sayfamızdan ulaşabilirsiniz.


    Yangın Var

    Çevrildi bir bir sıfır,
    Bir ses dedi: Çabuk yangın!
    Arazözler hazırlandı,
    Dan, dan dedi sesi çanın.

    Çatısından alev almış
    Eski bir köşk kavruluyor,
    Çatır, çatır çatırdayan
    Duvar, tavan devriliyor.

    Pencerede bir anne var,
    "Yavrum, yavrum", diye ağlar
    Çılgın gibi bağırırken,
    Yıkılır kalın duvarlar.

    Bir kıvılcım yangın demek,
    Yangın ise bir felaket.
    Elde değil olmaması,
    İtfaiye var bereket.


    Orman Yangını

    İkimizin de ateşe ihtiyacı vardı
    Evlerimizden uzakta geçirdiğimiz
    Kamp günlerinde...
    Üşüdüğümüz anlarda ısınmak,
    Karanlıktan kurtulmak,
    Acıkınca yemeklerimizi ısıtmak için...
    İkimizin de ateşe ihtiyacı vardı...

    Sen yakmasan belki ben yakacaktım...
    Sen yaktın diye ben odun atmasa mıydım?
    Amaç ateş yakmaktı sadece
    İhtiyaca binaen...
    Amacımız Beyoğlu sokaklarındaki gibi
    Tarihi evleri kundaklayıp
    Yerine beton binalar dikmek değildi ki?
    Sadece ateşe ihtiyacımız vardı...


    Yangın Şiiri

    Ateşle oynamışlar,
    İki kardeş bir ara.
    Odalarını sarmış,
    Dumanlar kara kara.

    İtfaiye gelmiş de,
    Söndürmüş bu yangını.
    Tutuşan yuvaları
    Olmadan kül yığını.

    Bütün oyuncakları,
    Birer birer yanmışlar.
    Yavrucaklar korkudan,
    Düşünüp hastalanmışlar.

    Doktor ikisine de,
    Yetiştirmiş ilacı.
    Yangınlar ölüm gibi.
    Pek acıdır, pek acı.

    Tevfik ÖZBEN


    Yangın

    Telefon yokken kentlerde,
    Yangın çıkınca bir yerde,
    Dumanı, ilk gören adam
    Seçerek yüksek bir dam:
    "Yangın vaar!" diye inlerdi.
    O, ne korkulu günlerdi
    Çoluk, çocuk, hoca, hacı,
    Bir o kadar tulumbacı,
    Takır takım koşarak,
    Yangın yerine giderdi.
    Çoğu kez onlar gelmeden,
    Yangın evi kül ederdi.
    İtfaiye kuruldu da
    Yangın derdi sona erdi.

    Mehmet Necati ÖNGAY


    Yangın Zararları

    Bir anda kül ediyor
    Koskoca binaları
    Yuvasız bırakıyor
    Yangınlar insanları

    Yemyeşil ormanlara,
    Uzatınca dilini;
    Kararan yamaçların,
    Görmeyin hiç halini

    Ekonomik bakımdan
    Büyük yıkım oluyor
    Bazı kere yangınlar
    Hayata mal oluyor

    Amansız felaketin
    Düşmeyelim eline
    Dikkatli olalım hep
    Yangın ihtimaline


    Küçük İtfaiyesi

    İpim, baltam belimde,
    Uzun kancam elimde.
    Borazanım dilimde,
    İtfaiyeciyim ben.

    Sarsa yangın bir evi,
    Görürüm ben o deyi.
    Söndürürüm alevi,
    İtfaiyeciyim ben.

    Merdivene çıkarım,
    Hortumla su sıkarım,
    Yanan yeri yıkarım,
    İtfaiyeciyim ben.

    Hakkı SUNAT


    Yangın

    Korkuludur ateş aman
    Sıçratmayın hiç bir zaman,
    Gözler bile görmez olur
    Kaplayınca kara duman

    Dikkatsizlik bunun başı
    Bırakmıyor dağı taşı
    Önlemezsem yakar geçer
    Hem kuruyu hem de yaşı.

    Kurtulmanın çıkar yolu
    Kovalarım suyla dolu
    İtfaiye çabuk gelir
    İşletirsem telefonu.

    A. AYAYDIN


    Bir ev yanıyordu

    Bir ev yanıyordu,
    Bu ev tahtadandı
    Alev göğü sardı,
    Yükselen dumanlardı.

    Yanan yalnız tahta mı,
    Yalnız kararan gök mü?
    Anılar da gitti birlikte,
    Ne adı kaldı, ne damı.

    Orada doğan çocuklar vardı,
    Orada söylenen türküler,
    Anlatılan masallar yandı,
    Orada geçen günler yandı.