Borçla İlgili Atasözleri ve Anlamları

Network

Yönetici
Yönetici
Yönetici
#1
Borç İle İlgili Atasözleri ve Anlamları
Atalarımız tarafından bizlere miras kalmış olan anlamlı bir o kadar güzel borçla ilgili söylenmiş olan Atasözlerine anlamlarına konumuzdan ulaşabilir ve okuyabilirsiniz.

borç yiyen kesesinden yer
borçla alışveriş yapan, aldıklarının parasını hemen ödemese de günün birinde mutlaka ödeyecektir.

borçlu ölmez, benzi sararır
borç kişiyi öldürmez ancak hasta edecek kadar üzer.

borçlunun dili kısa gerek
borcu olan kimse, alacaklısına karşı ileri geri konuşmamalı, aşağıdan almalıdır.

borçlunun duacısı alacaklısıdır
borçlunun ölmemesi ve para kazanması için en çok dua eden alacaklısıdır.

borçlunun yalımı alçak olur
borçlu, özellikle alacaklısının yanında göğsünü gere gere gezemez, suçlu gibi durur.

borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir
yoksulluk ve sıkıntı içinde olup da bey adı taşımaktansa borçsuz ve sıkıntısız bir çoban olmak daha iyidir.

borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar)
borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.

derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen
derdi olmayan kimse önemsiz şeyleri kendisine dert edinerek söylenir, borcu olmayan kimse de evlenirken birçok şey satın almak zorunda kaldığı için borçlanır.

dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister ya bayramda
çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma, seni nerede rahatsız edeceği belli olmaz.

hırsıza beyler de borçlu
zor kullanan kişilerin istediğini en güçlü kimseler bile verirler.

komşu ekmeği komşuya borçtur
komşunuz size bir ikramda bulunur, bir şey armağan ederse siz de ona ikramda bulunmalı, armağan vermelisiniz.

paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol, işin yoksa şahit ol
tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

selam verdik, borçlu çıktık
küçük bir ilgi gösterdik, üzerimize büyük bir iş yüklendik.

veresiye (borca) şarap içen, iki kez (kere) sarhoş olur
veresiye alışveriş eden iki kez sarsılır; malı aldığı zaman bir süre sonra para ödemenin üzüntüsünü çeker, ödeme zamanı gelince de karşılıksız ödeme yapıyormuş gibi sıkılır.

yatanın yürüyene borcu var
çalışmayanın sürekli olarak çalışana borcu vardır; - çalışmayarak bir şeyden yararlanan kişi, bu kolaylığı, çalışıp o şeyi meydana getirene borçludur.

yol yürümekle, borç ödemekle (vermekle) (tükenir) (biter)
birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.

zora, beylerin borcu var
zor kullanan kişilerin istediğini en güçlü kimseler bile verirler.

borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek
borçlu ve dertli bir biçimde yaşanılmaz; borçtan kurtulmanın yolu onu vermek, onulmaz dertten kurtulmanın çıkar yolu ise ölmektir.

borcun yoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol
tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

borç iyi güne kalmaz
borcu ilk fırsatta ödemek gerekir.

borç ödemekle (vermekle), yol yürümekle tükenir
birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.

borç ödenir, kira ödenmez
kiracı olmaktansa, borca girip ev sahibi olmak daha iyidir.

borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır
borç zamanında ödenmezse borçluluk duygusu gevşer, hastalık uzun süreli olursa ölüme yol açar.

borç vermekle, düşman vurmakla
borç vermekle, düşman vurmakla yok edilir.

borç yiğidin kamçısıdır
borç, kişiyi daha çok çalışmaya zorlar.
 
Üst