Çok Güzel Kısa Çocuk Masalları

Network

Yönetici
Yönetici
Yönetici
#1
Çocuk Masalları Kısaca

Oldukça güzel çocuklarımız için hazırlanmış olan kısa masalları sayfamızdan okuyabilir çocuklarınıza okuyarak onları bambaşka bir serüvene götürebilirsiniz.İşte çocuklarınızı çok mutlu edecek en güzel masal örnekleri.

Dağınık Çocuk Masalı

Bir çocuk varmış. Eşyalarını toplamaktan hiç hoşlanmazmış. Bir gün yerlerde atılı duran eşyalar, aralarında konuşuyorlarmış. -“Sen neden hala buradasın. Bu saatte okulda olman gerekmiyor mu?” diye sormuş ceket ders kitabına. Ders kitabı: -“Evet, ama dağınık çocuk okula giderken beni aradı, bulamadı. Sonunda beni almadan gitti” dedi. Çorap: -“Ben tam üç gündür burada yatağın altında sıkışıp kaldım. Kimse beni görmüyor.” Dedi. Tişört: -“Ben tertemiz bir tişörttüm. Beni dolaptan çıkarttı sonra yere attı. Üstelik dağınık çocuk odada yürürken üstüme basıyor. Hem kirlendim, hem de buruştum.” -“Bir fikrim var” demiş pantolon. “Dağınık çocuk benim cebimde otobüs bileti unutmuş. Hep birlikte otobüse binip gidelim.” -“Evet” diye bağırmışlar. Hep birlikte yola çıkmışlar. Otobüs onları yemyeşil kırlara götürmüş. -“Ne kadar güzel bir yer burası? İyi ki yatak altlarında dolap kenarlarında beklemek yerine buradayız.” Saklambaç oynamışlar, yerlerde yuvarlanmışlar. Tozlanıp çamurlandıklarına hiç aldırmıyorlarmış. Tekrar otobüse binip eve dönmüşler. Bütün eşyalar daha önce atılmış oldukları yerlere aynen uzanıp yorgunluktan uyuya kalmışlar. Çocuk okuldan dönüp eşyalarının halini görünce: -“Aman Allahım! Yerlerde bıraktım diye ne hale gelmişler.” Demiş. O günden sonra eşyalarını hep yerli yerinde tutmuş.


Çocuk Masalı

Günlerden bir gün gökyüzünde kuzey rüzgarı ve güneş tartışmaya başlamışlar: ‘Ben en güçlüyüm’ demiş kuzey rüzgarı. ‘Ben senden daha güçlüyüm’ demiş güneş. Kimin daha güçlü olduğu konusunda tartışıp, dururlarken, yoldan geçen bir adam varmış, adamın sırtında bir pelerin varmış. ‘Bak, yoldan geçen şu adamı görüyor musun?’ demiş rüzgar, ‘Kim bu adamın sırtındaki pelerinini çıkarmasını sağlarsa, o en güçlüdür’ demiş. ‘Tamam’ diyerek kabul etmiş güneş.

Çok geçmeden rüzgar tüm gücüyle esmeye başlamış; öyle güçlü esiyormuş ki, hava iyice serinlemiş ve adam soğuktan korunmak için pelerinine daha da sıkı sarılmış. Uçup gitmemesi için de iyice tutmuş pelerinini, soğuktan titreyerek. Sonunda rüzgar esmekten yorulmuş. ‘Ben başaramadıysam, sen hiç başaramazsın’ demiş güneşe kibirle.

Güneş rüzgarın sözlerine aldırış etmeden havayı yavaş yavaş ısıtmaya başlamış. Bir süre sonra hava o kadar ısınmış ki adam şıpır şıpır terlemeye başlamış. Adam sıcaktan bunalarak hemen sırtındaki pelerinini çıkarmış. Rüzgar da güç kullanarak ve zorla hiçbirşey yaptırılamayacağını, herşeyin tatlı tatlı, güzellikle yaptırılabileceğini anlamış.


Çocuklara Keloğlan Masalları

Keloğlan yüzyıllardır anlatılan, nesillerden nesillere aktarılarak günümüze kadar gelen bir masal kahramanımız.

Tembelliği her seferinde başına iş açsa da o, çocuksu saflığı, pratik zekası, yapıcı karakteriyle sonunda mutlaka doğruya ulaşır.

Küçük seyirciler oyunda bir yandan bu sevimli masal kahramanını maceralarını izlerken diğer yandan artık unutulmaya yüz tutmuş Karagöz, Ortaoyunu gibi geleneksel tiyatromuzun türleri arasında keyifli bir yolculuğa çıkarılıyor

Tanınmış bir halk öyküleri kahramanı. Anadolu insanının büyük düşler kurabilen, ama en büyük ödülleri de elinin tersiyle itebilen, erdemli, sağduyulu, biraz saf, biraz romantik, fazlasıyla pratik zekâlı temsilcisi.

Ankara Birlik, Eti Çocuk Tiyatroları ve pek çok özel topluluklarca defalarca sahnelenmiş, büyük ilgi ve beğeni görmüş Tahsin Melan'ın yazmış olduğu Keloğlan'ın becerikli eşeği adında çocuklara yönelik müzikli danslı bir tiyatro eseri de mevcuttur

Ayrıca, Necdet Şen'in Hızlı Gazeteci çizgi romanının 1989 yılında Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmış, 1991 yılında da Remzi kitabevi tarafından kitap olarak basılmış bir macerasının adıdır.

Genç milletvekili Doğan Önder'in siyaset sahnesindeki hızlı yükselişini ve kısa sürede bir başka yüzüyle tanıdığı siyaset çarkına uyum sağlayamayıp, iktidar ile onur arasında bir tercih yapmak zorunda kalışını anlatır.

Öykü, aynı zamanda ülkemizdeki rant bölüşümü üzerine kurulu parti içi demokrasisinin de çizgi roman yoluyla yapılmış dikkate değer bir eleştirisidir


Çirkin Ördek Masalı
Anne Ördek sabırla yumurtalarının kırılmasını bekliyordu. Vakit tamamlanınca ördek yavruları yumurtalarından çıkmaya başladılar. Fakat en son ve en büyük yumurta bir türlü kırılmıyordu. Sonunda yumurtanın beyaz kabuğu çatladı. Diğerlerinden daha gri ve farklı olan ördek yavrusunun küçük kafası göründü. Anne ördek yeni doğan yavruya bakarak ; “Umarım değişir..” dedi şevkatle. Zaman ilerliyordu ama ördek yavrusunun rengi hala griydi. Kümesin bütün hayvanları onunla alay ediyorlar, ona “çirkin ördek yavrusu” diye sesleniyorlardı.

Zavallı yavru o kadar mutsuzduki sonunda uzaklara gitmeye karar verdi. Gün boyunca yürüdü gece olunca ise çok yorulmuştu. Mola verdi. Bir yanda açlık, bir yanda korku…Ama yapabileceği hiç birşey olmadığından derin bir uykuya dalmakta gecikmedi.Ertesi sabah su sesleriyle gözlerini açtı. Geceyi yaban ördeklerinin çılgınca eğlendiği küçük bir göl kıyısında geçirdiğini anladı. Bu gürültücü arkadaşlarına kendini tanıtmaya hazırlanıyordu. Birden bir tüfek sesi ile irkildi. hiç zaman kaybetmeden ordan uzaklaştı. Çok geçmemişti ki küçük ördek kendini bir çiftlikte buldu. Çiftliğin sahibi yaşlı kadın onu doyurdu. Ateşin yanında uyumasına izin verdi. Fakat yavru ördek bir göl bulabilme umuduyla oradan da uzaklaştı.

Günlerce bir göl bulabilmek için rastgele yoluna devam etti. Sonunda bir göl kıyısına ulaştı. Bu arada yanlız başına yaşamayı öğreniyordu. Bu göl kıyısında yavru ördek gün geçtikçe büyüyordu. Kendisi farkında olmadan görüntüsü değişiyordu. Geçen kuğuları gördükçe onların asil duruşları ve güzel görünüşlerinden dolayı iç çekiyordu.

İlkbaharda bir kuğu sürüsü gölün kıyısına yuva yapmaya geldi. Çirkin ördek yavrusuyla tanışmak için yaklaştılar. Fakat kendisini bu zarif kuşlarla arkadaşlık etmek için çok çirkin ve kaba buluyordu.Birden bire suda aksini gördü. O da ne!…

Kendisini güzel bir kuğuya dönüşmüş olduğunu farketti. Kuğu sürüsüne katıldı ve ömür boyu mutlu oldu.
 
Üst